YEREL
Giriş Tarihi : 08-04-2022 14:57   Güncelleme : 08-04-2022 14:57

"MİLLİ ŞEHİT" KAYMAKAM KEMAL BEY...

Bir 10 Nisan daha geldi! Ne olmuştu bu 10 Nisan (1919) da? Bu sorunun cevabı bugün bir çok insanımız tarafından henüz verilebilir değil! Hâlbuki çok net cevaplar verebilmeliydik...

 

"MİLLİ ŞEHİT" KAYMAKAM KEMAL BEY...

 

Bir 10 Nisan daha geldi!

 

Ne olmuştu bu 10 Nisan (1919) da? Bu sorunun cevabı bugün bir çok insanımız tarafından henüz verilebilir değil! Hâlbuki çok net cevaplar verebilmeliydik...

 

O gün bir Türk evladı, hem Yozgat mutasarrıflığı hem de Boğazlıyan kaymakamlığı yapmış olan Kemal Bey, İngiliz ve Fransızların isteği ve yerli işbirlikçilerin kararı ile İstanbul Beyazıt Meydanında örf ve adetlerin hilafına güpe gündüz asılarak şehit edildi.

 

Kararı kim verdi? Kürt Nemrut Mustafa Paşa Divanı denilen bir kısım hain kararı verirken günümüzde bazı kesimlerce göklere çıkarılan padişah da kararı hiç çekinmeden onayladı!

 

Buna benzer nedenlerle ve aynı şekilde yargılanıp asılarak şehit edilen Urfa Mutasarrıfı Nusret Beyi de, sizlere hatırlatmalıyım...

 

23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi'de bir kanun çıkartarak, işbirlikçi ihanetin asarak şehit ettiği Kaymakam Kemal Beyi "Milli Şehit" ilan etti.

 

Bu konu, basit bir hukuki ve siyasal bir karar olmaktan çok öte olup, Türk Milleti açısından fevkalade büyük bir önem teşkil etmektedir...

 

Türkiye'ye Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde hakim olmayı başarmış olan "kara düzen", üzülerek ifade etmeliyim ki; bir çok vatan evladına benzer ezayı reva görmüştür.

 

Türkçülük davası, memuriyetten ve ordudan haksız uzaklaştırmalar, vurmalar - kırmalar - dökmeler, 12 Eylül öncesi kardeşin kardeşi kırmasına seyirci kalmalar, 12 Eylül sonrası haksız idamlar, işkenceler ve türlü mağduriyetler, 1984'ten sonra başlayan etnik bölücü terör, ABD, İngiltere ve İsrail başta olmak üzere dış güçlerce desteklenen Fetö'ce yürürlüğe konan Ergenekon-Balyoz ve benzeri davalar (mahkemeler) nihayet Amerikancı cemaatin 15 Temmuz kalkışması ile bu olaylar hakkında gösterilen gaflet, dalalet ve ihanetin; bizlere Kaymakam Kemal Bey'in şehadetinde etkin rolü olan dış güçler ve yerli işbirlikçilerinin halen mevcudiyetini göstermesi bakımından çok ilginç örneklerdir. Nitekim bu olaylar, Türk Milletinin binlerce şehit ve gazi vermesine bununla birlikte büyük mağduriyetlerin ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir.

 

Bu nedenle Türkiye 'nin en büyük sıkıntısı ekonomik sorunlar değil kendi çocuklarının hayatlarının kararmasına ve canlarının yitirilmesine sebep olan işbirlikçi "kara düzen"dir!

 

10 Nisan 2005 tarihinde Kaymakam Kemal Beyi şehadetinin 86.yıldönümünde ilk defa asıldığı yer olan Beyazıt Meydanında benimde içinde bulunduğum 100 kişilik bir kalabalıkla anıldı ( 11 Nisan 2005 tarihli Hürriyet Gazetesi öyle diyor) ve anısına bir taş dikildi.

 

Bu törende topluluğa hitap edenlerin bir ikisi hariç (ben dahil) hepsi Ergenekon davasından içeri alındı ve yıllarca hapiste çürütüldüler... Rahmetli Muzaffer Tekin'de oradaydı diye çok net hatırlıyorum.

 

Törenden sonra Kaymakam Kemal Bey'in anısına dikilen taş bir kaç saat içerisinde "kara düzen"in elemanları tarafından oradan kaldırılıverdi. Bu olay İngiltere, ABD, Fransa, Almanya, İsrail, Rusya ve Çin gibi ülkelerde olsa bırakın bu taşın konulması için 86 yıl beklenmesini hemen o meydana bir anıt dikilirdi! Hem de şehidimiz Meclis tarafından kanunla "Milli Şehit" bile ilan edilmişken! Biz ise izi bile olmasın istenilen bir noktadayız...

 

Hiç unutmam bu töreni binlerce kişiye haber vermiştim. Çünkü o dönem "Türkleri" ünvanının kullanılmasına bile izin verilmeyen Rumeli Balkan Federasyonu'nun kuruluşu ile uğraşıyordum. Kaymakam Kemal Bey ve ailesi de günümüzde Yunanistan toprakları içinde bulunan Teselya (Yenişehir) bölgesinden geliyordu. Bu durumu hatırlatarak herkese duyuru yapmıştım. Bunun üzerine hiç tanımadığım ve Kapalı Çarşı'da esnaf olduğunu söyleyen biri telefonla aradı ve bana " Bende Rumeliliyim... Bunu ilk defa duyuyorum! Sen bizleri nereye sürüklüyorsun? Ne yapmak istiyorsun? Başımızı derde sokma diye!" konuştu. Yani şuursuzluk, bilgisizlik ve korkaklık dışa vuruyordu anlayacağınız!

 

Kaymakam Kemal bey, öldükten ve gömüldükten sonra da, Türk düşmanlarının gadrine uğradı. Vasiyeti üzerine defnedildiği Kadıköy Kuşdili 'ndeki mezarı adeta yok edilmek istendi. Ancak bir avuç vatanseverin uğraşı ile kabri gün yüzüne çıkartıldı. Yine bir avuç vatan, devlet ve milliyetsever her 10 Nisan'da orada toplanıp Kaymakam Kemal Bey nezdinde tüm asker, polis, memur, öğretmen, kaymakam, doktor ve diğer şehitlerimizi anmaya devam etti.

 

Bu 10 Nisan 2022 Pazar günü sabah saat 10.00'da yapılacak olan törene vakti müsait olanlar çocukları ve eşleri ile birlikte katılsınlar. Orada şehitleri hem Fatiha'larla analım hem de dosta ve düşmana Kaymakam Kemal Bey'in dar ağacında söylediği "Fertler Ölür Millet (Türk) Yaşar" diye birlikte haykıralım...

 

Özcan PEHLİVANOĞLU

08 Nisan 2022 / İzmir