GÜNCEL
Giriş Tarihi : 30-08-2021 14:56   Güncelleme : 30-08-2021 14:56

Polislerin gayesi hayatımızı daha iyi hale getirmek olmalı

Düzeni sağlarken, yasal sınırların polis memurları tarafından ihlal edilmesi, polis şiddeti demektir. 2020 yılının yazında, hükümet karşıtı protestolarda yapılan tam olarak buydu.

Polislerin gayesi hayatımızı daha iyi hale getirmek olmalı

Düzeni sağlarken, yasal sınırların polis memurları tarafından ihlal edilmesi, polis şiddeti demektir. 2020 yılının yazında, hükümet karşıtı protestolarda yapılan tam olarak buydu. Şimdi, olaylardan bir yıl sonra, polis vahşetine ışık tutan, şok edici görüntüler, tatsız gerçekleri su yüzüne çıkardı. Protestoların kana bulanmasına yol açan nedenleri açıklığa kavuşturmak için, aralarında Başsavcı İvan Geşev’in de bulunduğu, sorumlu kişilerin Meclis Hukuk Komisyonu huzurunda dinlenmesi üzerine geçici meclis komisyonu kuruldu.

Geçtiğimiz günlerde milletvekilleri ve medya mensupları önünde konuşan mağdurlardan biri olan Daniel Pavlov, üniformalı adamlar tarafından polis kordonu arkasına nasıl çekildiğini şöyle anlattı: “Yere düşürüldüm. Başım geriye doğru döndürüldü ve gözlerimden lenslerin düştü. Nefes alamıyordum ve öldüğümü hissettim…” Ve söz konusu üniformalı erkeklerin profiline bakacak olursak, bu bizim polis olarak kafamızda canlandırdığımız kişilerle örtüşmemekte.

BNR’ye konuşan insan hakları savunucusu Mihail Ekimciev şunları söyledi:

"Burada önem arz eden soru şu, bu kişiler gerçekten polis mi, yoksa polis kılığına bürünen kabadayılar mı? Geçtiğimiz yıl sosyal ağlarda sözde “polisler”le birçok video yayımlanmıştı. Onların uzun sakalları, muştaları ve dövmeleri vardı. Koruyucu meleklerimiz olması gereken Ulusal Polis ve Jandarma gibi kamu kurumu hizmetlerinde, çocuklarımızı döven canavarların olmasına izin verilemez“ dedi.

Ekimciev’in sözlerine göre, 2020’deki hükümet karşıtı protestolara katılanlar para karşılığı meydanı doldurmak için gelen insanlar değildi.

"Bu, futbol magandalarının profili değil, orada kendi inancını savunan insanların profiliydi. Böyle bir olayın amacı, protestolarda yer alan kişilerin iradesini kırmak ve Bulgaristan’da her istenildiğinde protesto yapamayacaklarını öğretmek” dedi Mihail Ekimciev.

Polis şiddeti olaylarının artması ile onların rolünü ve görevini yeniden düşünme zamanı gelmedi mi acaba?

İletişim uzmanı Lübomir Alamanov’un cevabı şu şekilde:

"Polislerin bir anda olayların etkisi ile aşırı heyecanlandıklarını, hata yapıp, görevini kötüye kullandıklarını varsaysak bile, görüntülerde sakin bir şekilde kişilere eziyet ettiklerine şahit olduk. Bu insanların büyük bir kısmı, maaşlarını hayatlarımızı daha iyi hale getirmeleri için bizim ödediğimizi unutmuş görünüyor. Onlar öyle doğdukları için veya Tanrı’nın onları öyle gönderdiği için polis değiller“.

Benzer bir davranış, “parparlamentoya saygısından” konuşan, ancak milletvekillerinin sorularına genel ve neredeyse hiçbir ayrıntı vermeden, Anayasa’nın vermiş olduğu hakkı kullanarak cevaplayan Başsavcı tarafından da sergilendi. “Herkes İçin Adalet” Girişimi avukatı Emil Georgiev’e göre, polis şiddeti gibi bazı konularda, Geşev Anayasa’yı ihlal etmeden daha açık cevaplarda bulunabilirdi:

"İvan Geçev, meslektaşların birbirini araştırması konusunun çok sorunlu olduğunu açıkladı, ancak bu sorunu çözmek için herhangi bir şeyin yapılıp yapılmadığını söylemedi. Aynı zamanda polis şiddeti vakaları hakkında rapor hazırlandığını öğrendik, fakat tüm savcılar tarafından yasanın doğru uygulanması konusunda talimat verme yetkisini kullanıp, kararlar alıp almadığı anlaşılmadı", dedi Georgiev.

Fotoğraflar: BGNES

Çeviri: Bedriye Haliz